Aile Kurmaya Karar Vermeden Önce Bu Soruları Sorun

Aile Kurmaya Karar Vermeden Önce Bu Soruları Sorun

Aile kurmaya karar vermeden önce kişiler bu evlilikten beklentilerini analiz etmelidirler. Kendilerine bazı sorular sormalıdırlar.

Aile kurmak istemenin altında nasıl hisler beklentiler düşünceler vardır? Yani içinde bulunduğu maddi durumdan kurtulmak veya bekarken içinde bulunduğu manevi ortamı değiştirmek gibi. Yani "bir şeylerden kaçmaya mı çalışıyorum?" Sorması gereken diğer bir soru, ister erkek olsun ister kadın "aile kurduktan sonra bu kişiyi değiştirmeye mi çalışıyorum?" Bu yanılgıya düşmemek gerekir. Değişebilecek tek şey vardır; o da kendinizsinizdir. "Ben, kendimdeki kötü saydığım huylarımı nasıl olsa değiştiririm, önce eşimden başlamalıyım" diyorsanız, büyük bir yanılgının içindesiniz demektir.

Yaşam döngüsünün ilk aşamasında aile kurmayı isteyen birey, hem fiziksel hem duygusal olarak ailesinden ayrılacağı için kendi ailesini kurabilecek yeterliliği olmalıdır. Eğer kişi bireysel anlamda hazır olmadan ailesinden ayrılırsa, bu durum genellikle öfkeye anksiyete veya ürkekliğe içine kapanmaya neden oluşturabilir. . Yani kişinin, kendi ayakları üzerinde durabilecek yetiye gelmesi gerekir.

Aile kurmaya başlamadan önce gençlerin bir meslek sahibi olmuş, kendi geçimlerini sağlayabilecek sorumluluğu olması da önemlidir. Anne ve babasına güvenip aile kuran kişilerin zamanla mağduriyet yaşayabildikleri, ruhsal bunalıma düştükleri vakidir. Evlenecek çiftlerin, birbirlerinin aile yapılarını da öğrenmeleri önemlidir. Ailede denklik esastır. Yaşayış, düşünüş, felsefe bakımından fark ne kadar artarsa bireylerin uyum sağlamak için verdikleri çaba bazen evliliğin zararına bile olabilir. Bunların ötesinde, bir insanın hayatını başka biriyle birleştirme kararından önce kendini bilmesi ve tanımasıdır çok önemlidir. Bu konuda eksiği olan birinin farkındalığı olan, bilinçli birini talep etmesi mantıklı değildir. Sizde olmayanı isteyemezsiniz. Hanımefendiler, beyefendilerle, beyefendiler de hanımefendilere talip olurlar.

Evlilik üç temel görevi başarabilmeyi gerektirir: İçinde bulunduğu ailesinden ayrılarak kendi ailesini kurabilmeyi, rolleri, kuralları, ilişkileri konuşabilmeyi yani kimliğini oluşturma ve eş rolünü üstlenmeyi. Yeni evli çiftler, sorumluluklar ve gerçekler sebebiyle romantik bir dünyadan gerçek dünyaya geçerler. Bu yüzden farklı kişiliği olan iki kişinin bir potada uyum içinde, ben olmaktan biz olmaya geçtiği ilk iki yıl; sabır, sebat, anlama ve intibak ile ilgili yıllardır.

İnsan neden evlenmek ister? Bu sorunun cevabı; insan sosyal bir varlıktır. Sosyal ve duygusal ihtiyaçları onu diğer insanlarla olmaya gerekli kılar. Karşı cinsle olan ilişkiye diğer insanlarla olan ilişkilerine olduğu kadar ihtiyacı vardır. Her insanın temel, yaşamsal ihtiyacı olan diğer insanın varlığı, fıtri yanı haricinde her evliliğin bir kimliği, bir tercih sebebi vardır.

Bireyler arası ilişkilerde kişiliğin etkisi de vardır. İlişkinin seyrini bireylerin kişilikleri, geldikleri kültür ve geçmiş yaşantıları belirler. Bir bireyin duygu düşünce ve davranışı onun kişiliğinin belirleyicisidir. "sevilmeyi hak ediyorum" diyen kişi "ben de sevebilirim" arayışına girer.

Eş seçimi kararı önemli ve bir o kadar da zor ve karmaşık bir süreçtir. Kendini çok iyi tanıyan ve anlayan kişi, ardından evlenebileceği kişinin sahip olması veya olmaması istediği özellikleri belirlemelidir. Ben kimim, nasıl bir yaşam istiyorum, neler yapmak istiyorum gibi soruların cevabını vermelidir. Bu cevapları da mantıklı olmalıdır. Eş seçiminde uygun olacak kişiyi seçmek için, özenli ancak kimseyi bulamayacak kadar da seçici olmamak gerekir. Ortak hayat görüşü ve beklentilerinde aşağı yukarı yakın olması da uyum ve mutluluğu olumlu etkileyecektir.

Eş seçimine ilişkin kararda ne aceleci davranılmalıdır ne de çok ağırdan alınmalıdır. Bu konuda gözden geçirilmesi gereken en önemli faktörler; evlenilecek kişiye yönelik his ve düşüncelerin olumlu ve sağlıklı olması, evlenilecek kişinin fiziksel, ruhsal ve kişilik özellikleri, eğitimi, ailesinin sosyo-ekonomik düzeyi ve yapısı, yaşı, inancı, ailelerin tecrübeli bakışları da olmasıdır. Ve en önemlisi duyulan his sevgidir. Hissedilen sevgi gösterilen saygı ilişkiye yapılan manevi yatırım bu dinamikleri incelemek de gerekir. Herkes bilir ki tango iki kişiliktir.

Facebook'ta Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
Yorumlar

Önerilen Haberler

Tam sürüm için tıklayın.