Aşk

Aşk'a Bir Nefes Yeter

Aşk, çeşit çeşittir; eşe duyulan aşk, çocuğa duyulan aşk, doğaya duyulan aşk, hayvanlara duyulan aşk, yaradana duyulan aşk…

Aşkın simgesini kalp olarak seçmişiz. Aslında gerçek bundan birazcık farklı. Aşk tamamen beyinin işidir. Hani "kimyamız tuttu" deriz ya, i·şte öyle bir şey. Beynimizde milyarlarca nöron, birbiriyle sıkı bir ilişki içerisindedir. Bu ilişki, beyin tarafından salgılanan kimyasallarla şekillenir. Beden ise, bu kimyasallardan aldığı sinyallere göre hareketeder. Aşk dediğimiz de, i·şte bu kimyasallarla başlar.

Aşkın kimyasalların şöyle bakalım: dopamine, serotonin,ngf, oksitosin ve vazopressin…

Dopamin: Beynimiz tarafından üretilen en bilinen kimyasallardan biridir. Az üretiliyorsa depresif bir durum var demektir. Aşk söz konusu olduğunda dopamin artar ve parlamamızı sağlar. Dopamin neşe ve zevk i·le ilgili bir kimyasal maddedir. Şayet biriyle konuşurken uyum sağlayamıyor, hiçbir bağ kuramıyor ve konuşmaktan zevkalamıyorsak, aramızda dopamine bağı kurulamadı demektir. Biz buna"kimyamız tutmadı" deriz.

Serotonin: En bilinen tanımı ile mutluluk hormonudur.Mutlu, sakin, dingin ve huzurlu olma hissi verir. Serotonin, iyimserliktir.

NGF: Sinirgelişimini sağlayan vesinir sorunlarının giderilmesini etkileyen faktördür. Bu faktör, romantic duyguların ortaya çıkmasında rol oynar. " Aşk bana iyi geldi" dememizdeki etkili faktördür.

Oksitosin: Aşıkeden hormondur.Bağlanmamızı sağlar. Sevdiğiniz kişinin ilgisini sürekli istememizi sağlar. Oksitosin eksikliği, bağlantı kurmaya engelleyici etkidir.Bir annenin, bebeğini gördüğü anda kopmaz bir bağ kurmasını da bu hormon sağlar. Aşk için vazgeçilmez bir kimyasaldır.

Vazopressin: Saldırganlık hormonu aslında. Aşk içerisindeki anlamı, aşkım için her şeyi yaparım demektir.Aşıkken gözü kara olmamızın en temel sebebidir.

Daha bir çok kimyasal var:feromonlar ( çekim sağlar),epinefrin, adrenalin gibi…

Neden bu kimyasallar anlatıyoruz peki? Çünkü, en başta da söylediğimiz gibi,Aşk; kalp değil, beyin işidir. Söz konusu beyin olduğunda, aklınıza kesinlikle NEFES gelmelidir.

Doğru nefes, tıpkısevdiğimizi koklamak gibidir: yavaş ve derinden, uzuuun uzun alınan bir nefes. Ve sanki o kokuyu hiç bırakmak istemiyor gibi yavaş yavaş ve uzun uzun verilen bir nefes.Doğru nefes, burundan alınan ve burnundan verilen diyafram nefesidir. Aldığımız sürenin i·ki katında verilen bir nefestir. Doğru nefes, tanımladığımız gibi uygulandığında, beyin kimyasallarını yönetiriz.

Evet, doğru nefesin,mutlulukla, sakinlik ile, huzuru ile, i·yimserlik ile,parlamak ile yani aşk ile doğrudan bir ilişkisi var. Doğru nefes alışkanlığı ile,beyin kimyasallarınıdengeleyebilir, sakin, huzurlu, mutlu, sevdiklerinizle birlikte dengeli ve aşk dolu bir hayatı sürdürülebiliriz.

Ruh - zihin - beden dengesini kurmamızı sağlayan doğru nefes alışkanlığı ile aşk her daim bizimle. Hep canlı, hep mutlu, hep neşeli, hep parlak, hep huzurlu ve aşk dolu günler dilerim.

Aşk'a, bir nefes yeter.

Sevgililer günümüz kutlu olsun.

Yorumlar
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Yenikadin.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Önerilen Haberler