Çocuklarda düzenli okuma alışkanlığı neden önemlidir?

Çocuklarda düzenli okuma alışkanlığı neden önemlidir?

Bütün sene sabırsızlıkla beklediğimiz yaz tatili bitmek üzere. Çocuklar hem buruk,hem heyecanlı. Günlük düzenli okuma alışkanlığı kazanmış öğrenciler için yeni başlayacak döneme adapte olmak bir adım daha kolay olmakta.

Fakat kendisini tatilinrahatlığına kaptırarak, televizyon ve bilgisayarın süresiz geçtiği tatillerden kopmak çok daha zor olabilmektedir. Bu her ne kadar yıllardır çocuklar için söylenen bir şey olsa bile biz yetişkinlerde bazen iş yaşamının yoğunluğundan bunalıp, bir nebze de olsa bu yoğunluktan uzaklaşmak için kendimizi televizyon yada telefon başında saatlerimizi harcamış olarak bulabiliyoruz. Aslında çocuklarımızın bizi örnek aldığı ve bizim ilgimize fazlasıyla ihtiyaçları olduğu gerçeğini atlayabiliyoruz.

Her yeni sene beraberinde yeni konular, yeni sorumluluklar, yeni alışkanlıkları getirir. Öğrenilmeyen, tekrar edilmeyen eski konuların üzerine yeni konular da eklenince çocuk için o dönem bitmek bilmeyen bir soruna dönüşür. Çocuklara bu sorunun çözümünü sorduğumuzda ise klasik olarak sabahlara kadar ders çalışmak, bilgisayar oynamamak, hiç ara vermemek, dinlenmemek gibi yanıtları alabiliyoruz. Aslında çözüm düşündüklerinden çok daha basit. Çok çalışmak değil, günlük ve düzenli çalışmak. Peki düzenli çalışmak ne anlama geliyor?

İlkokul düzeyinde bir öğrencinin genel olarak sosyal-duygusal gelişimi, akademik gelişiminden önce tutulur. Özgüven kazanma, kendisini ifade edebilme becerisi bu dönemde kazanılabilmekte daha sonrası için kazanımı zor olabilmektedir. Bu açıdan ilkokul çağındaki bir öğrenciyi çok ders çalıştırmak yerine kitap okumayı sevdirmek ona hem hayal gücü, hem ifade becerisi, hem kelime dağarcığı hem de hayata daha geniş perspektiften bakmasını öğrenme becerisi sağlar. Dersle ilgili yapılan projeler soyut olan dersleri somutlaştırdığı için daha anlaşılır ve eğlenceli hale getirebilir. Tam gün eğitim alan çocuk eve geldiğinde dinlenmek, ailesiyle vakit geçirmek eğlenmek, konuşmak ister. İlkokul düzeyindeki bir çocuk bütün gün okulda olup eve gelince isteği dışında ders çalıştırılır yada buna zorlanırsa derslerden uzaklaşır, bunu ailesiyle olan iletişimde bir engel olarak görebilir. Empati yapacak olursak işten geldiğimizde evimizde bizde dinlenmek isteriz. Bir yetişkin bile sabah yaptığı işi akşam dinlenmek istediği esnada zorla yaptığında o işe karşı bir tepki oluşturur.Bu yüzden ilkokul düzeyindeki bir çocukla inatlaşmamak gerekir. Ona sevmediği dersleri sevdirmek için bazen oyunla, bazen ufak projelerle bazende dijital olarak destekleyebilecek kaynaklarla görsel, işitsel açıdan destek olabiliriz.

İşler ortaokul sürecine geçtiğimizde biraz daha karmaşıklaşır. Ergenlik dönemi yaklaşmakta, dersler çok daha zorlaşmakta bütün bunların yanı sıra bu yolun sonunda bir sınav süreci bizi beklemektedir. 5.sınıf henüz bu süreç için erken bir kademe olsa bile kazandırılan ders çalışma alışkanlıkları 8. sınıfa kadar devam edecektir. Her gün düzenli kitap okuması, kendi çalışma programını yapabilmesi ve bunu uygulayabilmesiyle kendisine bir çalışma rutini oluşturacaktır. Bir alışkanlığın kazanılması için gereken süre 21 gündür. Eğer ki bu planlı çalışma düzenini devam ettirirse 8. sınıfta ders çalışma anlamında bir altyapı oluşturmuş olacak, zaman yönetimini doğru kullanmış olacaktır. Kitap okumak da ders çalışmak kadar önemlidir. Bazen hem öğrenciler hem veliler için kitap okumanın sınava hazırlık sürecinde zaman kaybı olduğu düşünülebiliyor. Aslında okuduğunu anlamadan çözülen her soru yanlış yapılması ihtimali olan bir sorudur. Aynı şekilde anlaşılamayan konuların tekrarı için okul öğretmenlerinden destek alınmalı, tekrar edilmeli ve o konuyla ilgili soru çözümü yapılmalıdır. 7.sınıfta öğrenci evde de kendisine süre tutarak deneme sınavları uygulamalı ve sınav sürecine adapte olmalıdır. Her sene öğrenilmeyen her konu,sınavda bir yanlış olarak geri döneceği için bu çalışma rutininiyaz tatillerinde de çok uzun olmayacak,günlük olabilecek şekilde ayarlanmalıdır. Sınav kaygısı, özgüven problemleri, depresyon, çevre baskısı hissetme bu dönemlerde ergenlik dönemiyle birlikte devam ettiği için bu süreçte yaşanabilecek sorunları çözmek için okuldaki ilgili psikolojik danışmanlık biriminden yardım almaktan çekinmeyiniz.

Facebook'ta Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
Yorumlar

Önerilen Haberler

Tam sürüm için tıklayın.