Ebeveynlerin Ortak Sancısı: Ekran ve Teknoloji Bağımlılığı

Ebeveynlerin Ortak Sancısı: Ekran ve Teknoloji Bağımlılığı

Teknoloji hızla geliştikçe ebeveynlerin ekranla imtihanı bir hayli zorlaşıyor. Her yanımızı akıllı telefonlar, bilgisayar ve tabletler çevirmiş durumda. Böylesi bir zamanda ekranı yok saymak ya da çocukları ondan tamamen uzak tutmak neredeyse imkansız.

Uzman yardımı almadan çocuklarımızı teknolojinin zararlı dünyasından uzak tutmamız oldukça zor. Örneğin, geçtiğimiz haftalarda internette yayılan Momo challenge vakası, aileleri ciddi derecede endişeve korku içinde bıraktı. Çocukları kötü etkileyen bu oyun, ekran ve teknoloji konusunda onları nasıl doğru yönlendirmemiz gerektiği hususunda ebeveynlere önemli dersler verdi. Mesela, çocuğa tablet ya da telefon verip, onu tek başına bırakmanın ne derece yanlış olduğunu bir kez daha gördük.

Peki, sağlıklı bir ekran ve teknoloji süreci için ebeveynlere neler düşüyor? Çocuklarımızı ekran ve teknoloji bağımlılığından, internetin vereceği zararlardan nasıl korumamız lazım? Bu ve bunun gibi akıllarda oluşan pek çok soruyu işin uzmanı Psikolog Cihan Çelik ile konuştuk.

H.A: Son zamanlarda sosyal medya ve internet oyunlarında çocukları/gençleri intihara iten birçok oyun/reklam çıktı. (MoMo, Mavi Balina gibi) Bu durumdan bütün çocuklar olumsuz etkileniyor. Aileler ekran ve teknolojiyle temas eden çocuklarını nasıl korumalı?

C.Ç: Küçük yaş çocuklar için filtreler ilk kullanılması gereken yardımcılar. Çocuğun o oyunlara ulaşması engellenebiliyorsa, engellenmeli. Diğer türlü ise çocuğa eşlik ederek kontrol sağlanmalı. Aile yine de bu tür oyun/reklamlarla karşılaşırsa çok net bir tavır alarak çocuğuna durumu anlatmalı ve bununla bir daha karşılaşmak istemediğini anlatmalı. Çünkü çocuk, o dünyada neyin doğru, neyin yanlış olduğunu anlayabilecek durumda olmuyor. Ebeveynler ısrarla anlatmalı ve ulaşımı kontrol etme yolu ile süreci götürmeli.

H.A: Çocukları kaç yaşında ekranla tanıştırmak gerekir? Yaşlara göre ekran süresi nasıl olmalı?

C.Ç: 0-3 Yaş: Ekran ile asla tanışmamalılar. Ekran karşısında vakit geçirmemeliler.

3-6 Yaş: Günlük toplamda 30 dakikayı geçmeyen bir ekran teması olmalıdır.

6-9 Yaş: Günlük 1 saati geçmeyecek şekilde ekran teması olabilir.

9-12 Yaş: Günlük 1.5 saati geçmeyecek şekilde ekran teması olabilir.

12 Yaş ve üzeri: Günlük toplamda 2 saati geçmeyecek şekilde ekran teması olabilir.

H.A: Sağlıklı bir ekran/teknoloji tanışıklığı için ebeveyn neler yapmalı?

C.Ç: Ebeveyn, ekranı çocuğun hayatını kolaylaştırıcı ve ihtiyaç gerektiren bir şey olduğu mesajını vermemeli. Ve bir süre dahilinde 3 yaşından sonra ekran ile temas ettiğinde sınırlı kullanımın mesajını net şekilde vermeli ve kontrolün çocukta olmadığını da iletmelidir.

Psikolog Cihan Çelik

H.A: Ekran/teknoloji kullanımında ebeveyn sürekli çocuğu ya da genci kontrol etmeli midir?

C.Ç: Sürekli ya da süreksiz olması söz konusu olmaksızın ebeveyn küçük çocuğunun ne izlediğini, ne oynadığını bilmeli, çocuğunu da bunu bilmesi gerektiğini anlatmalı. İnternet özellikle işin içindeyse, bir çocuk için ilk kullanım zamanlarında kontrol mekanizması ciddi önem taşımakta.

H.A: Ekran bağımlılığı nedir? Kimler daha çok risk altında?

C.Ç: Ekran bağımlılığı; ekrandan uzak kaldığında yoksunluk duymaya başladığın an ortaya çıkmış demektir artık. Ekran olmadığında canı sıkılma, oynadığı oyuna, yapacağı çalışmaya odaklanamama durumları ile kendini gösterir. Bağımlılık konusunda kendini kontrol edemeyen herkes risk altında. Çocuk, genç ve yetişkin. Şu anda hastanelerde bağımlılık polikliniklerinin açılması da bunun yayılma hızı ile birlikte yakın zamanda her hastanede açılarak devam edecektir.

H.A: Ekran hangi noktada çocuğu olumsuz etkiler? Aile bu durumu nasıl anlar?

C.Ç: Çocuk artık ailesi ile vakit geçirmek yerine ekran ile vakit geçirmeyi tercih ettiği an olumsuzluk başlamış demektir. Çocukları özellikle iletişim ve dikkat alanında olumsuz etkiliyor ekran. Bu iki olanda da performans ve yeterliliklerini düşürerek minimuma indiriyor.

H.A: Fazla ekrana maruz kalan çocuklarda psikolojik ve de fizyolojik rahatsızlıklar ortaya çıkar mı?

C.Ç: Fazla ekrana maruz kalan çocuklarla ilgili her gün bir başka araştırma sonucu okuyoruz. Gayet bilimsel ve uzun incelemeler sonucu ortaya çıkan araştırmalar. Çocuklarda dikkat süresini olumsuz etkilemeden odaklanmaya, hareketlilikten kendilerini kontrolde güçlüğe kadar uzun bir yelpaze var. Ayrıca öfke, şiddet gibi olumsuz anlamda etkilenip bunları davranışa dönüştürme de sık karşımıza çıkmakta.

H.A: Küçük yaşta ekran/teknoloji ile tanışan çocukta otizm riski daha mı fazladır?

C.Ç: Küçük yaşta çocuğun aşırı ekran teması direkt otizm sebebi diyemeyiz. Otizm kendi başına çok kapsamlı bir durum. Ben şöyle açıklıyorum; eğer çocuk iletişim açısından dezavantajlı ise yani iletişim becerisi zaten zayıfsa, üzerine aşırı ekran teması eklenince, işte o zaman olay sosyal iletişim bozukluğuna, onun da sonu otizm benzeri belirtileri karşımıza çıkarıyor. İsmine tepki vermeme, yönerge almama, aşırı kendilik haline dalma gibi belirtiler.

H.A: Teknoloji kullanımı ebeveyn çocuk etkileşimini kesintiye uğratır mı?

C.Ç:Aşırı teknoloji kullanımı kesinlikle çocuk-ebeveyn gelişimini olumsuz etkiler. Şu an günümüzde ergenlik çağında olan çocukların ebeveynlerinin en zorlandıkları konu; çocuklarının ellerinde telefon ile odasına çekilmesi ve oradan çıkmaması. Sadece yemek yemek için ya da dışarı çıkarken hazırlanmak için odasından çıkan bir canlıya dönüşüyor çocuk bir süre sonra. Bu abartı değil, gayet şu an yaşanan bir durum tespitidir.

H.A: Ekran/teknoloji zamanı biten çocuğu krizsiz bir şekilde nasıl başından kaldırabiliriz?

C.Ç:Çocuğu ekranla tanıştırdığımızda, sınır ile süreç başlarsa yani olay bağımlılığa gitmeden tedbir alınırsa çocuk ekranı bırakırken zorlanmayacaktır. Fakat çocuğun eline tableti, telefonu verip 3-4 saat o şekilde yalnız bırakılırsa ve sonra olay bağımlılığa ilerlerse krizsiz bırakmak çok zor olacaktır.

H.A: Teknoloji bağımlılığı ergen psikolojisini etkiler mi? Aile bu durumda ne yapmalı?

C.Ç: Yukarıda belirttiğimiz sürelereebeveynler dikkat etmeli. Yoksa dediğim gibi odasına kapanan bir çocuk ile evde yaşayacaklardır. Kopma sürecinin gerçekleşmemesi için sınır, iletişim ve birlikte geçirilecek vakit ile bundan uzaklaşmak mümkündür.

H.A: Ebeveynlerin büyük kısmı çocuklarını küçük yaşta teknolojiyle tanışmalarını neden olumsuz bir şey olarak görmüyor?

C.Ç: Çünkü teknoloji, ebeveyn için bir kurtarıcı. Aslında herkes zarar konusunu duyuyor ama duymamazlıktan geliyor, çünkü teknoloji emzik görevi görüyor. Çocuğu susturma yolu gibi. Bu kolaycılık sonrasında ortaya çıkardığı hasar ile karşımıza çıkıyor.

H.A: Teknoloji bağımlılığı için mecliste Araştırma Komisyonu kurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

C.Ç: Meclis Araştırma Komisyonu kurulması harika bir haber. Umarım sadece kağıt üzerinde kalmaz bu çalışmalar. Okullara ulaşacak bir süreç olmalı. 20 milyon öğrencinin olduğu bir ülkeyiz biz. Teknoloji Doğru Kullanımı konusunu okullarda çocuklarımıza ulaştırabilirsek çok şeyi halletme yolunda büyük adım atılmış olur.

H.A: Ekran ve teknoloji tanışıklığı diğer ülkelerde de bizimle aynı durumda mı? Örneğin Avrupa'da aileler çocuklarını ekranla kaç yaşında tanıştırıyor ve bunun için psikolog/pedagoglardan destek alıyor mu?

C.Ç: Avrupa'da da teknoloji bağımlılığı büyük problem. Burada yaşanan sürecin benzeri yaşanıyor. Orada da uzmanlar sürekli yazmakta, konuşmaktalar. Çocukları için aynen burada olduğu gibi Psikologlardan destek almaktalar. Ekrandan uzak tutmak için çabalamaktalar.

Facebook'ta Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
Yorumlar

Önerilen Haberler

Tam sürüm için tıklayın.