Yeni Gezi Rotası: Avrupa

Yeni Gezi Rotası: Avrupa'nın Şatoları

Gezgin ruhunuz size farklı rotalara gitmeniz gerektiğini söylüyorsa, Avrupa'nın şatolarını rotanıza ekleyebilirsiniz.

CHENONCEAU ŞATOSU

Chenonceau Şatosu, kemer köprü üzerinde yer almaktadır. Farklı mimarisi ile özgün bir şato olan bu yapı, Cher Nehri üzerinde yer almaktadır. 13. yüzyıla kadar uzanan bir tarihe sahip olan şato, Lyon, Paris ve Nantes şehirlerine eşit mesafededir.

HOHENWERFEN ŞATOSU

Kartal yuvası gibi bir görünüme sahip olan Hohenwerfen Şatosu, 11. yüzyılda askeri amaçlı olarak yapılmış. Ancak daha sonra malikane olarak kullanılmış.

PENA SARAYI

Tatlı bir şekeri andıran Pena Sarayı, Lizbon'a yakın bir şehir olan Sintra'dadır. Avrupa'nın kasvetli şatolarına nazire yaparcasına renkli ve alımlı olan şato, Sintra şehrine tepeden bakıyor.

EDİNBURG ŞATOSU

Gotik mimarinin en özel eserlerinden olan Edinburg Şatosu, konu olduğu hikayelerle de etkileyici bir şatodur. Gri ve soğuk bir çehreye sahip olan Edinburg Şatosu'nu izlerken gözlerinizi üzerinden alamayacaksınız.

ASHFORD ŞATOSU

Ashford Şatosu, bundan 700 sene önce manastır olarak inşa edilmiştir. Zamanla kraliçenin dinlenme alanı haline gelen Ashford Şatosu, bugünlerde gezginlerin ilgisini çekiyor.

HEİDELBERG ŞATOSU

Heidelberg Şatosu, meşhur romantik yol üzerinde yer almaktadır. Rönesans mimarisinden izler taşıyan Heidelberg Şatosu, önemli devlet adamlarına mesken olmuştur.

PELEŞ ŞATOSU

Gotik ve gizemli bir görünümü olan Peleş Şatosu'nun, Kont Drakula'nın doğum yeri olduğuna inanılıyor. Kont Drakula efsanesi ile sıkça ziyaret edilen Peleş Şatosu, 1875 yılından bu yana olanca heybetiyle boy gösteriyor.

NEUSCHWANTEİN ŞATOSU

Ünlü televizyon programlarının logosundan tanıyacağınız Neuschwanstein Şatosu, Almanya'nın Bavyera bölgesinde bulunuyor. Hohenschwangau kasabası yakınlarındaki bu şato, masalsı bir manzaraya sahip.

MONT SAİNT-MİCHEL ŞATOSU

Mont Saint-Michel Şatosu, masalsı görünümü ile gezginleri büyülüyor. Mont Saint-Michel Şatosu'nu özel yapan detay, zirvesinde yer alan ayrı kuledir. Umberto Eco'nun, Gülün Adı romanının sinema filminde de mekan olarak tercih edilen şato, bir mücevheri andırmaktadır.

VAJDAHUNYAD ŞATOSU

Vajdahunyad Şatosu, Tuna Nehri boyunca bir mücevher gibi uzanmaktadır. Budapeşte'nin kendine has mimarisini yansıtan Vajdahunyad Şatosu, mimarisiyle diğer Avrupa şatolarından ayrılıyor. Yeşillikler içindeki Vajdahunyad Şatosu, özellikle girişinde yer alan aslan heykeli ile dikkat çekiyor.

Yorumlar
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Yenikadin.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Önerilen Haberler